Kumaşın Düşme Hali
Drape, kumaşın yerçekimiyle kurduğu ilişkidir. Bir iplik nasıl dokunmuşsa, nasıl kesilmişse, bedene o şekilde yaslanır. Vionnet'nin 1920'lerde bias kesimle yaptığı şey budur: kumaşı çaprazına kesmek, iplik yapısını bozmadan bedene akıtmak. Kumaş kendi ağırlığıyla düşer, beden hareket ettikçe o hareket kumaşa yansır. Drape, manipülasyondan uzak bir akıldır. Tasarımcı kumaşı zorlamaz, kumaşın ne yapmak istediğini dinler. Modern gardıropların çoğu bu akıldan uzaklaşmış durumda: sert yapılar, katı formlar, bedeni şekillendirmeye çalışan kesimler. Oysa drape, bedenin doğal hareketini kabul eden bir dildir. Omuzdan bele, belden kalçaya; kumaş düşerken bedenin anatomisini anlatır.
Bir elbise askıda dururken başka bir şeydir, giyildiğinde başka. Drape bu farkı yaratan şeydir. Stüdyoda manken üzerinde mükemmel duran bir kesim, günlük hareketle yürürken koltuğa çökerken farklı bir siluet çizer. İyi drape, bu farkı öngörür. Kumaşın ağırlığı, dokusu, elastikiyeti hesaba katılır. Pamuklu poplin sert düşer, gün boyunca formunu korur. Viskon yumuşak akar, beden ısısıyla daha da akışkan hale gelir. Keten önce sert durur, sonra yumuşar; her giyimde bedene biraz daha uyum sağlar. Drape, kumaşın zamanla değişen bir hafızasıdır. Tasarımcı bunu ilk kesimde hesaplar ama kumaş asıl cevabı kullanımda verir.
Drape, kumaşın bedene söylediği ilk cümledir. O cümle ne kadar dürüstse, giysi o kadar uzun konuşur.
Kesim ve Zaman
Bir pantolonun bacak düşüşü, bir gömleğin kol duruşu; bunlar rastlantı değildir. Patron kâğıt üzerinde çizilirken, kumaşın nasıl davranacağı düşünülür. Dikiş hattı kumaşın akışını yönlendirir. Beli oturtan bir dikiş drape'i keser, serbest bırakılan bir dikiş kumaşı salar. Vionnet'nin ustası olduğu bias kesim, kumaşı dokuma yönünden çapraz keser; böylece iplikler gergin kalmaz, esneyerek düşer. Bu teknik elle yapılan bir hesaptır. Makinenin ölçtüğü ama elle hissedilen bir akıldır. Atölyede kalıp çıkarılırken, kumaş masaya serilirken, makas kumaşa değerken; drape o anda başlar. Kesim, kumaşın gelecekteki hareketini bugünden tasarlar.
Günümüzde drape sıklıkla kaybolmuş bir detaydır. Hızlı üretim, kumaşı standart kalıplara sığdırmaya zorlar. Bedenlerin farklılığı göz ardı edilir, kumaşın doğası unutulur. Oysa drape, sabır ister. Bir kumaşın nasıl düşeceğini anlamak için onu askıda bekletmek, üzerinde yürümek, oturmak gerekir. Farren atölyesinde bir elbise kesilmeden önce kumaş günlerce asılı kalır. İplikler gevşer, kumaş kendi halini bulur. Ancak o zaman makas değer. Çünkü drape, kumaşın bedene ilk kez değdiği an değil, her gün yeniden yaşadığı bir deneyimdir. İyi kesim, o deneyimi öngörür.
Atölyeden Gardıroba
Farren'in yeni sezon koleksiyonunda drape, her kesimdeki temel akıldır. Düşük omuzlu gömlekler, kumaşın kol hareketini takip etmesine izin verir. Viskon bluzlar, bele doğru doğal bir düşüşle akar; dikiş değil, kumaşın ağırlığı silueti belirler. Midi etekler, kalçadan başlayarak serbest düşer; yürürken kumaş açılır, dururken toplanır. Bu parçalar atölyede uzun bir gözlem sürecinden geçer. Kesim kâğıda geçirilmeden önce, kumaş manken üzerinde pinlenir, bir gün bekletilir, yeniden bakılır. Çünkü drape acele kabul etmez. Bir kumaşın nasıl düşeceğini bilmek, o kumaşla zaman geçirmekten geçer. Farren'in her ürünü bu zamanı taşır: atölyeden çıktığında, drape'i bedene hazır bir hafızayla gelir.